|

Türkiye-AB
Mali İşbirliğinin Geçmişi:
Türkiye–AB
mali işbirliği, Avrupa Topluluğu (AT) ile 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan
ve 1 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe giren Ankara Anlaşmasıyla oluşturulan
ortaklık ilişkisiyle birlikte başlamış ve 1963 yılından itibaren Türkiye
ekonomisinin hızlı kalkınmasına katkıda bulunmak ve Türkiye’nin ortaklık
ilişkisinden doğan yükümlülüklerini yerine getirebilmesine destek olmak
amacıyla Türkiye’ye mali yardım sağlanmaya başlanmıştır.
Türkiye-AB
mali işbirliğini üç dönemde incelemek mümkündür. Bunlar; gümrük birliği
öncesi dönem, gümrük birliği sonrası dönem ve adaylık dönemidir.
Gümrük
birliği öncesinde 1964-1995 döneminde Mali Protokoller, Özel İşbirliği Fonu
ve İdari İşbirliği kapsamında 830 milyon ECU tutarında Türkiye’ye mali
yardım sağlanmıştır. Bu mali yardımlar hibe ve düşük faizli kredi şeklinde
olmuştur.
Gümrük birliği sonrasında 1996-1999 döneminde MEDA-I
Programı kapsamında, Türkiye’ye Topluluk bütçesinden 376 milyon ECU
tutarında hibe nitelikli kaynak sağlanmıştır. Ayrıca, Avrupa-Akdeniz
işbirliğinin sadece hibelerden oluşan kısmının MEDA kapsamında düzenlenmesi
üzerine, 12 Akdeniz ülkesine AYB'den yatırım kredisi temin etmek amacıyla
yeni bir düzenlemeye gidilmiştir. Bu düzenleme ile, 1995-2000 yılları
arasında uygulanan EURO-MED-I kapsamında, Türkiye'ye 205 milyon ECU
tutarında kredi olanağı sağlanmıştır. Bunların yanı sıra gümrük birliği
sonrası dönemde Türkiye’ye, idari işbirliği kapsamında 3 milyon euro
(1996-2000) ve çeşitli programlar kapsamında 14 milyon euro tutarında hibe
nitelikli yardım sağlanmıştır. Ayrıca, 1999 yılında risk sermayesi
kapsamında AYB’den 12 milyon euro tutarında kredi desteği sağlanmıştır
Aralık 1999 tarihinde
gerçekleştirilen Helsinki Zirvesinde ülkemizin adaylığının kabul edilmesiyle
birlikte Türkiye – AB mali işbirliği ilişkileri yeni bir sürece girmiştir.
Bu süreçte Türkiye ile AB arasındaki mali işbirliği mekanizmasının da diğer
aday ülkelerde olduğu gibi yeniden yapılandırılması gerekmiştir. Bu amaçla,
Türkiye’ye yapılacak hibe nitelikli yardımları tek bütçe altında toplayan
“Türkiye için Katılım Öncesi Mali Yardıma Dair Çerçeve Tüzük” Aralık 2001’de
AB tarafından yürürlüğe konulmuştur.
Adaylık döneminde, AB
tarafından 2000 yılında 209 milyon Avro, 2001 yılında 214 milyon Avro, 2002
126 milyon Avro, 2003 yılında 144 milyon Avro, 2004 yılında 250 milyon Avro,
2005 yılında 300 milyon Avro ve 2006 yılında 500 Milyon Avro tahsis
edilmiştir.
Diğer
taraftan, AB diğer aday ülkelere paralel olarak, yeni dönemde fonların etkin
bir şekilde işleyişini sağlamak üzere, ülkemizden fonların yönetimine
ilişkin “merkezi olmayan yapılanma” adı verilen yeni bir yapının kurulması
talep edilmiştir. 18 Temmuz 2001 tarih 2001/41 sayılı Başbakanlık Genelgesi
ülkemizde “Merkezi Olmayan Yapılanma Sistemi” oluşturulmuş olup söz konusu
sistem AB tarafından 2003 yılında akredite edilerek tam olarak uygulamaya
geçmiştir. Bu dönemden sonra AB tarafından tahsis edilen fonlar bu sistem
çerçevesinde kullanılmıştır. Türkiye’ye bu dönemde sağlanan mali yardımların
yaklaşık %65 gibi büyük bir kısmı, Türkiye’nin AB müktesebatına uyumuna ve
kurumsal yapılanmaya yönelik projelere tahsis edilmiş, %35’lik kısmı ise
kalkınmaya dönük olabilecek projelerin finansmanında kullanılmıştır.
Adaylık
sürecinin getirdiği bir diğer önemli nokta da, 2001 yılı Aralık ayında kabul
edilen Konsey Tüzüğü ile Türkiye’ye verilen mali yardımların Türkiye’nin
AB’ye üyeliğiyle doğrudan ilişkilendirilmesini zorunlu kılmış olmasıdır.
Türkiye’ye adaylık perspektifi ile tahsis edilen AB kaynakları Katılım
Ortaklığı Belgesinde, İlerleme Raporunda, Ulusal Programda ve Ön Ulusal
Kalkınma Planında yer alan hukuki, idari, ekonomik ve sosyal öncelikleri
karşılamaya yönelik kullanılmıştır.
1.
2007 – 2013
Dönemi Türkiye-AB Mali İşbirliği:
AB, 2007-2013 bütçe
döneminde aday ve potansiyel aday ülkelere yönelik yeni bir katılım öncesi
mali yardım aracı geliştirmiştir. Söz konusu aracın hukuki çerçevesini 2006
yılında çıkarılan IPA Tüzüğü oluşturmaktadır. Ülkemize sağlanacak fonların
kullanımı açısından büyük önem taşıyan IPA Tüzüğü ile birlikte, gerek
yardımların miktarı, gerekse fonlanabilen alanların sayısı artmaktadır.
Yeni dönemde başta ulaştırma ve çevre olmak üzere belirli alanlarda altyapı
projelerin de AB mali yardımlarından finanse edilmesi mümkün olacaktır. IPA
kapsamında, bir yandan ülkemizin 35 fasıl itibarıyle AB müktesebatına
uyumuna yönelik çeşitli faaliyetler ve ekonomik ve sosyal uyuma yönelik
projeler desteklenecek, diğer taraftan da Türkiye’de oluşturulacak yeni
yapılarla üyelik sonrası dönemde yararlanacağımız yapısal fonlara ve uyum
fonuna ülkemizin hazırlanması sağlanacaktır.
IPA Programı beş temel
bileşenden oluşmaktadır. Bunlar; (1) Geçiş Dönemi Desteği ve Kurumsal
Yapılanma, (2) Bölgesel ve Sınır Ötesi İşbirliği, (3) Bölgesel Kalkınma, (4)
İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi ve (5) Kırsal Kalkınmadır.
Program kapsamında
2007-2013 dönemi için AB Bütçesinden 11.5 milyar avro ayrılmıştır. Bu
miktardan, 2007-2010 döneminde ülkemize yaklaşık 2,3 milyar avroluk bir
kaynak aktarılacaktır. Türkiye’ye ayrılan fonlarda yıllar itibarıyla artış
olacağı beklenmektedir. Önümüzdeki yıllarda ülkemize tahsis edilen fon
miktarının artması için mevcut fonların kullanımında başarı sağlanması büyük
önem taşımaktadır.
2. Mali İşbirliği
Alanında Önümüzdeki Döneme İlişkin Yürütülen Hazırlık Çalışmaları
Yukarıda da
belirtildiği gibi, 2007 sonrası dönem, mali işbirliği alanında da önemli
fırsatları önümüze koymaktadır. Bu dönem yaralanacağımız fonlar, üyelik
sonrası yararlanacağımız yapısal fonlar ve uyum fonuna yönelik bir köprü
işlevi görecektir. Buradan hareketle, üyelik sonrasında bu fonlardan azami
derecede yararlanabilmek için şimdiden bir takım yapıları oluşturmamız
gerekmektedir. Bu temel amaç doğrultusuda, IPA döneminde AB fonlarının
yönetiminde rol oynayacak yapıların ve süreçlerin tasarlanmasına yönelik
çalışmalar başlatılmıştır.
Bu kapsamda, öncelikle
DPT Müsteşarlığımız koordinasyonunda IPA’nın, Bölgesel Kalkınma ve İnsan
Kaynaklarının Geliştirilmesi bileşenlerine ilişkin önceliklerimizi ortaya
koyan Stratejik Çerçeve Belgesi hazırlanmaktadır. Stratejik Çerçeve
Belgesiyle uyumlu olarak, iki bileşen altında yer alacak Operasyonel
Programlar aracılığıyla projeler finanse edilecektir. Bölgesel Kalkınma
bileşeni altında, Ulaştırma Bakanlığının koordinasyonunda Ulaştırma
Operasyonel Programı, Çevre ve Orman Bakanlığının koordinasyonunda Çevre
Operasyonel Programı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının koordinasyonunda
Bölgesel Rekabetedebilirlik Operasyonel Programı ile İnsan Kaynaklarının
Geliştirilmesi bileşeni altında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının
koordinasyonunda İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı
hazırlanmaktadır.
Ulaştırma Operasyonel
Programı kapsamında, ulusal ağların birbiri arasındaki ve Trans-Avrupa
Ağları ile olan bağlantılarını güçlendiren altyapı projeleri finanse
edilecektir. Çevre Operasyonel Programı altında, atık yönetimi, su temini,
kentsel atık, su ve hava kalitesi; kirlenmiş yerlerin rehabilitasyonu,
sürdürülebilir kalkınma projelerine kaynak aktarılacaktır. Bölgesel
Rekabetedebilirlik Operasyonel Programı altında, KOBİ’lerin desteklenerek
inovasyon ve girişimciliğin öne çıkarılması, sanayi bölgelerinin yeniden
yapılandırılması ve bilgi toplumunun geliştirilmesi ile ilgili projeler yer
alacaktır. İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı
kapsamında ise, eğitim ve öğretim sisteminin güçlendirilmesi, dezavantajlı
grupların işgücü piyasasına katılımının teşvik edilmesi, kadın-erkek
eşitliğinin sağlanması ve sosyal dışlanma ve ayrımcılıkla mücadele gibi
alanlarda hazırlanacak projeler finanse edilecektir. Operasyonel
Programların haırlanmasına ilişkin çalışmalar 2007 yılının ikinci yarısında
tamamlanacaktır.
Önümüzdeki dönemde AB
mali yardımları kullanmada göstereceğimiz başarı, bir taraftan sistemde yer
alan yeni aktörlerin performansına, diğer taraftan kamu kuruluşları ve sivil
toplum kuruluşları başta olmak üzere proje üreterek AB mali yardımlarını
kullanacak tarafların bu sürece en iyi şekilde hazırlanmasıyla mümkün
olabilecektir. Bu nedenle, sistemin temel aktörlerinden olan Operasyonel
Programların hazırlanmasından ve uygulanmasından sorumlu bakanlıkların ve
proje üretecek faydalanıcıların önümüzdeki sürece hazırlanmalarını teminen
kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte
Müsteşarlığımız, başta Operasyonel Programlardan sorumlu bakanlıklarımız
olmak üzere ilgili kamu kuruluşlarımızın, merkezi ve yerel düzeyde proje
üretecek kesimlerin kapasitesinin artırılmasına yönelik çeşitli faaliyetler
gerçekleştirmektedir. Bu amaca yönelik olarak, AB kaynaklarından finanse
edilen bir proje uygulanmaya başlanmış olup, bu proje kapsamında ilgili tüm
kurumların kapasitelerini güçlendirmeye yönelik çalışmalara hız verilmiştir.
Bu çalışmaların tümü, katılım öncesi mali yardımlardan ve üyelik sonrasında
ise yapısal fonlardan azami faydanın elde edilmesi açısından son derece
önemlidir. Yapılan bu çalışmalar bir taraftan AB mali yardımlarını daha
etkin kullanmamızı sağlarken, diğer yandan mali yardımları kullanma
kapasitemizi artırarak önümüzdeki dönemde AB mali yardımlarının önemli
oranda artmasına katkı sağlayacaktır.
|